Korkut Daban31 Makale

YUSUF TEKİN HANGİ YOLDA

Hani bir söz var, Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar diye! Bizler artık sığınacak köy bulamıyoruz. Gülüyoruz ağlanacak halimize...
 
Her ağzını açan Yüzyıllık Cumhuriyet ve Gelişiminden bahsediyor. Ancak ne hazindir ki Yüzyıllık Cumhuriyet tarihi boyunca elle tutulur bir
 icraat veya proje gösterilemiyor. 
 
Çünkü olmayan bir şeyi göstermek ne mümkün! Peki Yüzyılda bu ülkede ne yapılmış? Madem sorduk soruyu cevabını da verelim değil mi! Dünyada örneği görülmeyen Devrimler yapıldı. Nasıl mı? Durun bu sorunun da cevabını verelim. Sırası ile gidelim.
 
Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
 
Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
 
Eğitim ve Öğretim Devrimi (3 Mart 1924)
 
Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
 
Şapka Ve Kıyafet Kanunu (25 Kasım 1925)
 
Tarikatların Kaldırılması, Tekke Zaviyelerin Kapatılması (30 Kasım 1925)
 
Medeni Kanunun Kabulü (17 Şubat 1926)
 
Harf Devrimi (1 Kasım 1928)
 
Takvim, Saat Ve Ölçülerde Değişiklik (1925 ve 1931)
 
Dil Devrimi (12 Temmuz 1932)
 
Kadın Haklarının Tanınması (1930-1933 ve 1934)
 
Soyadı Yasasının Kabulü (21 Haziran 1934)
 
Laikliğin Kabulü (1928-1937)
 
Şimdi soruyorum sizlere son yüzyılda bu devrimler nedeniyle bu ülkeye 
kaç eser, kaç bilimsel çalışma, kaç uluslararası başarı ve kaç mucit 
çıkardınız? Siz yorulmayın ben sizin yerinize söyleyeyim.
Toplam sıfır yani rakam ile de yazıyorum 0 eser üretilmiş! Ne kadar acı değil mi! İşin daha ilginç tarafı ne biliyor musunuz?
 
Sözde Cumhuriyet ve Demokrasi ilan edilmiş. Ancak bildiğiniz Saltanat
Yönetimi olduğu gibi devam etmiş. Ülkeyi tam 23 yıl 1946 yılına tek
başlarına yönetmişler. Nasıl bir Demokrasi ise Halkın Hür İradesi yok
sayılmış.
 
Bununla bitti mi yalanlar. Tabi ki hayır bitmedi. Sözde  Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı 1932 yılında verilmiş. Ancak maalesef Türkiye Cumhuriyetinin ilk baş örtülü vekili 1999 seçimlerinde Fazilet Partisinden seçilmiş ancak Meclis Genel Kurulunda yemin etmesi 
engellenmiş ve Milletvekilliği düşürülmüştür.
 
Gerçek anlamda ilk seçilen kadın Milletvekili 2015 yılı seçilen Ayşen GÜRCAN olmuştur. Sözde Yüzyıl önce Kadına seçme hakkı tanınmış ama ilk özgür kadın milletvekili ancak 2015 yılında seçilebilmiş ve meclise girebilmiş..
 
Bu ülkede sözde yapılan Devrim ve İnkılapların Anadolu İnsanının yok 
hükmünde sayıldığı Üstünlerin dahası Seçkinlerin Yönetimi kurulmuştur.
 
 
Şimdi Anadolu’nun bağrından çıkmış bir Milli Eğitim Bakanı göreve 
başlar başlamaz Toplumun kanayan bir yarasına el atmak suretiyle aslına 
rücu etme gayreti yoluna girmiştir. Müslüman Memleketinde Salyongoz 
Satılmasına müsaade etmemesi üzerine büyük tepki çekti. 
 
Sadece bu durum dahi Yusuf Bakanın ne denli doğru yolda olduğunun en 
büyük ispatı olmuştur. Bu yüzdendir ki Eğitim Camiasının ve Toplumun bu denli yokuş aşağı 
 
Freni Patlak Kamyon misali irtifa kaybettiği bir esnada DUR diyebilmiştir.  Bu nedenledir ki son dönemlerde sürekli Kabinede değişim 
ocağına dair spekülasyon yapılmaktadır. Bunun en büyük nedenlerinden 
birisi ise yıllardır statüko gölgesinde kalmış Milli Eğitimin ve Toplumun 
sorunlarına el atılış olmasıdır.
 
Noel ve Paskalya Kutlamalarının ötesinde Cadılar Bayramını kutlamayacak kadar Hoşgörülü ve Dinleri Kardeş yapmayı ifade edecek 
Fantastik Fikir sahipleri bugün Ramazan Kutlamalarından rahatsızlık 
duymaktadır. 
 
Bu durum dahi tek başına Yusuf Tekin’in ne denli doğru istikamette 
olduğunun bir ispatıdır. Bizler inanıyoruz ve güveniyoruz. Eğer önünde 
engel olunmadığı takdirde Yusuf Bakan Türk Milli Eğitim Sistemine çok 
büyük devrim denilecek yeniliklere imza atacaktır.
 
Selam Ve Dua İle...